Özzet

Bir geek zihninin özeti

Pırpırlı yazı

| 0 comments

Türklerin “sıcak” insanlar olduğunu bilmeyen yok. Bu yüzden, Facebook gibi sosyal ağları dünyada en yoğun kullanan toplumlardan biri olduğumuza şaşırmıyorsunuzdur herhalde. comScore’un son verilerine göre Türkiye’deki 15 yaş üstü internet kullanıcılarının %91,1’i Facebook üyesi. Bu rakam, Türkiye’yi dünyada 4. sıraya oturtuyor.

Biz hep sıcak insanlardık ama sosyal ağlardan önce bu kadar basitleşmemiştik belki de. Sosyal ağların modern köleleri olarak orada burada gördüğümüz kötü esprileri bile paylaşıyor, ama bir içerikle ilgili fikrimizi yazarak paylaşmaktansa “beğen”meyi tercih ediyoruz. Bir tık yeter, zihni yormaya gerek yok!

“Dil, okumayla gelişir.” derdi öğretmenlerimiz ama okuyoruz, tıklıyoruz, okuyoruz, Türkçemiz daha da bozuluyor nedense. Akıllı telefonlar akıllandıkça sosyal ağlar daha da fazla giriyor hayatlarımıza ama biz o kadar hızlı akıllanmıyoruz. Tuvalette Facebook’ta dolaştığımız için dokunmatik telefon ekranları tüm araştırmalarda en kirli nesneler arasında çıkıyor, araba sürerken tweet yazdığımız için kaza yapıp bir taraflarımızı kırıyoruz.

İspanya’daki veya Hatay’daki arkadaşınızın o an ne yaptığı önemli değil: Siz her zaman kedinizin son fotoğrafını Twitter takipçilerinizle paylaşabilirsiniz. Gündemi belirlemek sizin elinizde. Arkadaşlarınızın ne göreceğini ve okuyacağını siz belirleyeceksiniz. Teknoloji, dünyanın her yanındaki vatandaşların gazeteciye dönüşmelerine, olup bitenin fotoğraflarını çekip anında paylaşmalarına imkân verdi; biz ona ayak ve yemek fotoğraflarıyla cevap verdik.

İnternette her şeyi öğrenebilir ve öğretebilirdik ama yabancılarla tartışmayı, kedilere bakmayı, farklı fikirleri ve insanları aşağılamayı tercih ettik. Hakkımızdaki her şeyi internete yükledik ve hakkımızdaki her şeyin gözler önünde olmasından yakınmaya başladık.

Çok sıcak, çok arkadaş canlısı, misafirperver olmamız değil derdimiz. Paylaşmayı da seviyoruz ama sosyal ağlarda bir şey paylaşırken bir parçasını bir daha geri almamak üzere internete teslim ettiğimizi unutuyoruz. Oysa internete hep bir şeyler vermek zorunda değilsiniz. O, size bir şeyler vermek üzere tasarlanmıştı aslında.

Facebook’a kısa bir ara verip biraz da Wikipedia’ya baktığınızda, bambaşka bir dünya göreceksiniz orada.

Bu yazı ilk olarak PCnet Eylül 2013 sayısında yayımlanmıştır.

Author: Selim Şumlu

Teknoloji yazarı ve geek. PCnet yazı işleri müdürü, çevirmen, Mozilla temsilcisi, DMOZ meta editörü, Mensa yöneticisi, Goodreads kütüphanecisi, webmaster, Kemalist. Herkes için ve hiç kimse için bir kişi.

Bir Cevap Yazın

Required fields are marked *.